t: 0312 285 75 83 f: 0312 285 75 84
akkurt@melihakkurt.av.tr
Logo

YAYINLAR

Kamu İhaleleri Şikayet ve İtirazen Şikayet Hukuku / Danıştay, Kamu İhale Kurulu, Yargıtay, Sayıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları Işığında

faydali

Yazar: Melih Akkurt
Yayınevi: Adalet
Stok Kodu : 9786053000730
Boyut : 16.00×24.50
Sayfa Sayısı : 572
Baskı: 1
Basım Yeri : Ankara
Basım Tarihi : 2017-01

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile idari ve mali özerkliğe haiz, bağımsız bir kamu tüzel kişisi olarak kurulan Kamu İhale Kurumu nun en önemli işlevi; ihalenin başlangıcından sözleşme imzalanıncaya kadar ki süreç içerisinde yapılan işlem ve eylemlerin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve ilgili mevzuata aykırı olduğu iddiasını kısa bir süre içerisinde inceleyerek sonuçlandırmak ve böylece uyuşmazlıkların yargı merciine taşınmaksızın çözümlenmesini sağlamak olmuştur. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile getirilen en önemli yenilik; şikayet ve itirazen şikayet mekanizmaları ile ihale sürecine ilişkin olarak ileri sürülen hukuka aykırılık iddialarının öncelikle ihaleyi yapan idareye şikayet başvurusunda bulunması, bu başvurudan cevap alınamaması yahut alınan cevabın tatmin edici olmaması halinde Kamu İhale Kurumu na itirazen şikayet başvurusunda bulunulması öngörülerek ihalelere ilişkin uyuşmazlıkların yargıya başvurulmadan önce daha kısa sürede çözümlenmesidir. Şikayet ve itirazen şikayet başvuru yollarının tüketilmesi sonucunda istenilen sonucun alınamaması halinde, yargı mercilerine başvurma imkanın ortadan kalkmaması, hukuk devleti anlayışının bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır.


Almanya Federal Meclisi’nin 1915 Olaylarına İlişkin 02. 06. 2016 Tarihli Kararı ve Söz Konusu Karar Hakkında

Almanya Federal Anayasa Mahkemesi Tarafından Verilen Hükmün Değerlendirilmesi

Yazar : Melih Akkurt
Basım Tarihi : 2017-04
Sayfa Sayısı : 124
Basım Yeri : Ankara
Stok Kodu : 9786053001768
Boyut : 14×21
Baskı : 2

Konu Başlıkları

İçindekiler

 PDF dosyası için buraya tıklayın.

İdari Yaptırımlara Egemen Olan İlkeler ve Enerji Piyasasında Düzenlenen İdari Yaptırımlar
İslam Hukuku ve Türk Danıştayı Kararlar Işığında

Yazar: Melih Akkurt, Sheida Javadkhani
Yayınevi: Adalet
Basım Tarihi: 2018 Ocak
Basım Yeri: Ankara
Sayfa Sayısı: 167
Boyut: 16 x 23,5 cm
Baskı: 1
ISBN/Ref: 9786053003717
Kategori(ler): İdare Hukuku

“İdari yaptırımlar kanunların açıkça verdiği yetki ve yasaklamadığı durumlarda, yargı kararına gerek olmaksızın idarenin doğrudan doğruya bir işlemiyle, idare hukukuna özgü olan usullerle dayanarak verilen cezalaradır. Belirli eylemlerin suç olmaktan çıkarılması eylemi sonucu, idari yaptırımlara hâkim olan ilkelerin önemi gün geçtikçe artmaktadır.

765 sayılı TCK’da suçlar; cürümler ve kabahatler olmak üzere ikiye ayrılarak; “Kitap” adı altında üç ana bölümden oluşmaktaydı. Cürümler “ikinci kitapta”, kabahatler ise “üçüncü kitapta” düzenlenmişti. Bir suçun cürüm mü, kabahat mi olduğunu bu ayrıma ve fiil karşılığında öngörülen yaptırımın niteliğine bakarak belirlemek mümkündü.

Kabahatler, cürümlere göre daha az haksızlık içeren bir suç türü olarak kabul edilmekteydi. Bu ayrıma bir takım hukuki sonuçlar bağlanmıştı; şöyle ki, suçun manevi unsurundan ertelemeye kadar birçok konuda kabahatlerle cürümler farklı işlemlere tabi tutulmaktaydı.

Yeni TCK, suçlar arasındaki “cürüm” ve “kabahat” ayrımını kaldırmakta; artık kabahat ceza hukuku mevzuatında bir suç türü olarak yer almamaktadır. Günümüzde kabahatleri suç olmaktan çıkarma eğilimi mevcut olup bunun sonucunda kanun koyucu kabahatleri ceza kanunu dışında tutarak 30.03.2005 tarihinde kabul ettiği 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile bu yöndeki eğilime uygun hareket etmiştir. Böylece, Türk hukukunda ilk defa kabahatler teorik ve sistematik bir temele oturtulmuştur. Bu düzenleme ile 765 sayılı TCK’da yer alan kabahatlerin önemli bir kısmı suç olmaktan çıkartılmış ayrıca diğer kanunlarda dağınık bir vaziyette bulunan kabahatlerle ilgili olarak genel hükümler getirilmiştir.

Çalışmamızda Kabahatler Kanunu’nun içerdiği hükümlerin yanı sıra uluslararası sözleşmeler, Danıştay Kararları ve İslam hukuku hükümlerini de ele alarak idari yaptırımlara egemen olan ilkeleri inceleyeceğiz.” (Arka Kapak Yazısı)